Zayıflatamadığım Hastam

Eksik bir şeyler vardı, eksik olan Mehmet’in kiloları. Daha doğrusu, eksik olmayan diyelim. Ne yaparsak yapalım, adamı zayıflatamıyorduk. Bu durum bende stres yapmaya başlamıştı. Spor yapan diğer kişilerde başarılıyız da neden konu Mehmet’in kiloları olunca başarılı olamıyordum? Denenmemiş programlan bile denedim, nafile. İşin tuhaf yanı; Mehmet kahvaltı, öğlen ve akşam için her gün ortalama ikişer ekmek yiyen ve arada yediği abur cuburlarının haddi hesabı olmayan bir adamdı. Çok basit bir matematik hesabıyla bu işi çözmüş olmam lazımdı. Ekmekleri azaltıp abur cuburları kestiğimde aldığı günlük kaloriyi neredeyse yarısının altına indiriyordum. Düşün; bu adam eskiden masa başında çalışan biri olduğundan, hareketsiz, merdiven kullanmayan, bakkala bile arabayla giden yani bitkisel hayat yaşayan biri gibiydi.

Artık Fx15 yorumları ‘nı göz önünde bulundurarak spor yapmaya başlamıştı. Asansör yerine merdivenleri kullanıyor, bakkala yürüyerek gidiyordu. Aldığı kalori yarıya düşmüş, harcadığı kalori en az iki katına çıkmıştı. Bu adam neden kilo veremiyordu? Çözemiyor, açıkçası deliriyordum. Ben böyle oldukça Mehmet ve eşi beni teselli etmeye çalışıyor, “Sıkma canını, sen elinden geleni yapıyorsun…” diyorlardı. Onlar bunu yaptıkça ben daha çok sıkılıyordum, ben sıkıldıkça sıkıntı da sıkıntı olmaktan utanıyordu.

Her ay, aynı heyecanla beslenme programını elden geçiriyor bunu yaparken de Fx15 zararları ‘nı dikkate alıyordum. Antrenman programını yeniden yazıyor, aldığı ve harcadığı kalori hesabını yaparak “Bu ay tamam” diyordum. Yeni ayın beslenme programı protein ağırlıklıydı, işlerini ve günlük hayatını düşünerek, sorun yaşamaması için olabildiğince enerjik bir program hazırlamıştım. Sabah; iki dilim kepek ekmeği, beş adet zeytin, az yağlı beyaz peynir, domates, salatalık, şekersiz çay ya da kahve.  Ara öğün olarak bir adet meyve. Öğle yemeğinde; sebze ya da bakliyat yemeği, az pilav ya da makarna, yanma salata ya da ayran.

Etiketler: , , ,

Yorum yapın