Bugün yağları bir besin maddesi olarak düşünmek bile neredeyse imkânsızdır. Bunun nedeni, son yıllarda yağlara karşı gerek medya aracılığıyla, gerekse de sağlık örgütlerinde yürütülen kampanyalardır. Bu kampanyalardan çıkar sağlayan birçok firma, farklı kültürlerin binlerce yıllık geleneksel diyetlerinde daha önce hiç rastlanmayan, üzerlerinde “az yağlı”, “yüzde 50 daha az yağlı”, “tamamen yağsız” etiketlerinin bulunduğu birçok yeni ürünü satışa sunmuştur. Yağlara karşı yürütülen kampanyalar o kadar başanlı olmuştur ki artık insanlar, marketlerde belli bir süt, yoğurt, ya da et ürününün az yağlı ya da yağsız türünü bulamadıkları takdirde o ürünü almaktan bile vazgeçmeye başlamışlardır. Yağ tüketimine fx15 form hapı destekli diyetlerde özellikle dikkat etmeliyiz.
Besinlerdeki yağlar, acaba gerçekten söylenildiği kadar zararlı mı? Fx15 kapsül kullanıldığı müddetçe değil. Dışarıdan alınan yağlar ile vücudumuzdaki yağlanma arasında bir ilişki var mıdır? Kalp hastalıklarından korunmanın, çözümü, yemeklerimizdeki yağı azaltmak mıdır.” Bu sorularla ilgili bölümlere geçmeden önce, aşağıda genel olarak yağları tanımamız ve onların ne kadar elzem olduğunu öğrenmemiz açısından gerekli gördüğüm gerçekleri sizlerle paylaşacağım.
Tiroid fonksiyonu için gerekli anahtar nitelikteki besin öğeleri temel besin destekleri önerileri kapsamındadır, bunlar selenyum, iyot, çinko, A ve D vitamini ve omega3 (balıkyağı) kapsayan çoklu vitamin ve minerallerdir. Bunların hepsi de normal tiroid fonksiyonları için gereklidir. Bu takviyeleri fx15 ile beraber kullanmadan önce doktorunuza danışmalısınız.
Bir uyarı yapmak gerek. Uzun süreli stres nedeniyle adrenal bezleriniz tükendiyse, adrenal bezlerine destek vermeden tiroidi, gevşeme yöntemleri ve adaptojen bitkilerle (ginseng, rhodilio va da Sibirya ginsengi gibi) tedavi etmek kendinizi daha kötü hissetmenize neden olur. Stres tepkilerinizi dengelemek için yer alan altı adımdan oluşan önerilere bakın.
Etiketler: Adrenal bezleri, Ciltte yağlanma, Diyetler, Fx15 form hapı